Define ve Maliye Bakanı Mehmet Yıldırım kayda değer açıklamalarda bulunuyor. Bakan Şimşek, “Ekonomi programımız çalışıyor. Pazartesi günü tasarruf paketi açıklanacak.” dedi. Şimşek tasarruf artarsa yatırımların artacağını belirtti. Bakan Şimşek ayrıca ‘vergileri artırmayacağız’ dedi.

Define ve Maliye Bakanı Mehmet Yıldırım açıklamasında şu ifadeleri kullandı: ‘ İç talep halen zinde seyrediyor. Programımız dezenflasyona geçiş dönemini öngörüyor. İç talep bir tedarik yumuşayacak, net ihracatın katkısı politikalar ve ana ticaret ortaklarımızdaki toparlanmayla birlikte iyileşecek. Ana pazarımız AB, Orta Doğu, Kuzey Afrika gibi bölgeler.

‘ELİMİZDEN GELEN DESTEĞİ SAĞLAYACAĞIZ’

Amaç enflasyonu tek haneye indirmek. Kur sübvansiyonu, faiz sübvansiyonuyla bir yere varamayız. Geçmişte arzuladığımız sonuçları alamadık. Tüm sektörlerin durumunu hassasiyetle takip edip elimizden gelen desteği sağlayacağız.

Bütün sektörler bizim için çok değerlidir. Ulus bankaları misal oluyor. ATM iki taraflı havuzu kuruyorlar, bu nedenle verimliliği artırıyorlar. Tüm sektörlerde bu hoşgörüyle yol almak gerekli. Verimliliği artıracağız, yenilikçilik ardından koşacağız. Dünyada pazar payı kapmanın başka yolu yok.

‘TÜRKİYE’NİN CDS’İ 300 BAZ PUANIN ALTINA GERİLEDİ’

Bizim büyümemiz kompozisyondaki iyileşme çok net şekilde çalışıyor. Bu sürdürülebilir büyümeye yönelik kayda değer bir çıkıştır. Cari açık geçen sene Mayıs ayı itibarıyla yıllık cari açık 60 milyar doların üzerindeydi. 32 milyar doların altına düştük, Şubat ayı itibarıyla.

30 milyar doların altına cari açık düşmüştür. Cari açığı ulusal gelirin yüzde 2,5 altına çekmeyi hedefliyoruz. Eğer Türkiye’de cari açık milli gelire oranla yüzde 2’nin altına düşerse Türkiye’nin dış borcunun milli gelire tarafından oranı düşüyor. Türkiye’nin CDS’i 300 baz puanın altına geriledi.

Cari açığın daimi şekilde yüzde 2.5’in altına düşürülmesi için yeşil, dijital mutasyon, yeni sanayi politikası uygulamaya koyuyoruz. Bunun birçok bileşeni var. STB’nin çok güzel girişimleri var. Sanayiyi yalnızca piyasalara bırakamayız. Sanayide dönüşümü kamunun rehberliğinde azıcık iteklemesiyle hızlandıracağız. Dolayısıyla cari açıkta kalıcı olarak yüzde 2,5’i hatta yüzde 2’nin altını bekliyoruz. Altına karşın kota uygulamasına gittik, çıkar çevreleri memnun yok, kusura bakmasınlar. Ülkede olmayan metali ithal edeceksiniz, bir köşede atıl olarak duracak. Vatandaşın tercihine saygılıyım. Ülkemizin menfaatine kaynaklarımızı yatırıma, üretime, istihdama ve nihai olarak ihracata dönüştüreceğiz. Bu Cumhurbaşkanımızın vizyonu. Bunun için ne gerekiyorsa yapacağız. Bankaların fiyatlamasına karışmak istemiyoruz. Kamunun kaynakları kıttır, seçim yapmak zorundasınız.

‘VERİMLİLİK EKONOMİSİ PEŞİNDEYİZ’

Bankalara söyledim. Biz yatırımı, istihdamı, üretimi ve özellikle de ihracatı önceliklendireceğiz. Verimlilik ekonomisi peşindeyiz. Tasarruf yaptığınız ölçüde yatırım yapabiliyorsunuz ya da dışarıdan borçlanıyorsunuz. Biz isteriz ancak tasarrufları yatırımları artıralım, içten alanlara bunları kanalize edelim. Cari açık 60 milyar dolardan 30’un altına düşmesi muhtemelse bu programın çok iyi çalıştığını gösteriyor.

Finansmana erişimde hemen sorun yok. Türk bankaları ve şirketleri küresel finansmana erişimde gitgide artarak çok daha iyi bir noktaya geldi. Geçen senenin ilk 5 ayında bankaların dış borç çevirme oranı yüzde 96’ydı. Bankalar 100 dolar borç ödüyordu, 96 dolar bulabiliyordu. Bugün 100 dolar borç ödediğinde 148 dolar bulabiliyor.

‘FİNANSMANA ERİŞİM ARTMIŞTIR’

Finansmana erişim artmıştır. Uluslararası bankalarda Türkiye’nin konumu fazla güçlüdür, bölgemizde bir numarayız, dünyada da birincil üçteyiz. Kredi derecelendirme kuruluşları da bu gelişmeleri fark ettiler, gecikmeli de olsa, notumuzu artırıyorlar, hepsinin görünümü pozitif. Bu program devam etsin, biz notu artıracağız seslenmek.

Türkiye’nin tehlike primi bugün 300 baz puanın aşağıda. 2020 yılının başından bu yana en düşük düzey. Dışarıdan kaynak bulduğunuzda aynı vadedeki ABD hazine kağıtlarının maliyeti üstüne genelde bunu koyarlar. Finansman maliyetimiz azalıyor.

Vatandaş enflasyon yüksek diyebilir. Mayıs ayı enflasyonu son 12 ayın enflasyonudur. Nisan ayı enflasyonu son 12 ayda gerçekleşen enflasyondur. Ülkemizde çok büyük bir deprem felaketi yaşandı. Bunun sektörel olarak fiyat baskısı var, bütçe açığı üzerinden fiyat baskısı var. Önlem almasaydık yüzde 10’a doğru gidiyordu.

Tedbirlerin bir kısmı enflasyonist. Ne yaptık, bir takım vergileri artırdık, KDV’yi artırdık, bu yıl artıracak mıyız, hayır. Bu Temmuz Ağustos’ta sistemden çıkınca enflasyon aşağıda gelecek. Bu işi yapanlar eksik biraz okumuşlar bilirler ancak, para politikası etkileri gecikmeyle etkin olur.’ sizlere borsavadisi.com farkıyla sunulmuştur