Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, enflasyonla mücadelenin esas öncelik olduğunu vurgulayarak “Orta vadeli programda biz enflasyonla mücadeleyi 3 ayaklı bir taktik ile şekillendirdik.” dedi. 3 stratejiyi de tek tek sıralayan Yılmaz, “Bir tanesine para politikaları, diğer bir ayağı maliye politikası, üçüncü ayağı ise yapı reformlar.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'dan enflasyonla mücadele mesajı: 'Temel önceliğimiz' diyerek açıkladı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bir televizyon kanalına misafir oldu. Manâlı açıklamalarda bulunan Yılmaz, enflasyon ve fahiş fiyat artışları ile uğraş, kamuda tasarruf adımları gibi aktüel konulara değindi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:

“Türkiye’nin gösterişli hedefleri var. Türkiye Yüzyılı diyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu 85 milyonu kapsayan aslında hiçbir partinin kesimin yok, hepimizin ortak vizyonu olan Türkiye Vizyonu’nu hayata geçmek için bu bilhassa çok kritik bir geçiş dönemi.

Bu dönemi biz değerlendirmek istiyoruz. Türkiye’nin değişimi dönüşümü fazla daha güçlü bir şekilde yarınlara yürüyüşünde fazla fazla faydalı olacağına inanıyoruz. Bu döneme dediğiniz gibi geçen sene hazırladığımız orta vadeli program ve 12 yeniden yapılanma planında şekillenen yol haritasıyla başlamış bulunuyoruz.

Orta vadeli programımız üç yıllık bir program. Burada ekonomimize ilişkin, yine çeşitli alanlara ilişkin yol haritamız ortaya kondu. Neredeyiz diye bakacak olursanız şunu rahatlıkla açıklama edebilirim. Orta vadeli programımız işliyor, etkilerini gösteriyor, temel büyüklükler itibariyle baktığımız zaman geçen yılı artış de iyi bir şekilde kapattık.

“ENFLASYON BİZİM TEMEL ÖNCELİĞİMİZ”

BIR KERE şunu söyleyelim bu geçtiğimiz 10 ayda ortaya koyduğumuz performans enflasyonla çaba içinde bize güçlü bir zemin oluşturdu. Yani bu henüz bahsettiğim göstergelerdeki iyileşmeler, toparlanmalar aslında enflasyonla mücadelenin zeminini de fazla daha kaslı hale getirdi. Enflasyonla çaba bütün dünyada belirli bir işlem, belli bir zaman alıyor aniden gerçekleşmiyor. Çeşitli dengeleri korumak durumundasınız. İzlediğiniz politikaların etkileri muhakkak bir süre içinde ortaya çıkıyor.

Enflasyonla ilgili etkileri görmeye başladık. Etkileri geçen sene sıradan aylık enflasyonumuz 4.3 civarında gerçekleşmiş. Son olarak Mart ayında 3.2 enflasyon gördük. Bunun Önümüzdeki aylarda artan bir şekilde daha ivme kaybetmesini bekliyoruz. Yani aylık bazda enflasyon oranımız artan bir şekilde düşüş trendini gösterecek. Takvim bazda etkiler ise geçen yılın yaz aylarında bilhassa çok yüksek çıkan enflasyonun hesaplar içinde yıl boyu taşınmasından dolayı birazcık süre alacak. Mayıs ayından daha sonra Haziran ayı enflasyonundan başlayarak yıllık bazda düşüşleri de göreceğiz. Yılın ikinci yarısında özellikle haziran, temmuz, ağustos, eylül bu 4 ayda daha süratli bir düşüşü her zaman birlikte göreceğiz.

Takvim enflasyon bazında söylüyorum mayıs ayı enflasyonuna dek farklı bir koşul söz konusu. Bunun bu düşüşte tabii baz etkisi var. Program etkisi ve baz etkisi var. Programın etkisi olmasa baz etkisi de olmaz zaten. Yani bir programınız olmazsa enflasyonu aylık bazla düşüremezsiniz. Tekrar aynı bazda devam ederseniz zaten o baz etkisi de ortaya çıkmaz. Dolayısıyla yarı baz etkisi otomatikmiş gibi bazen söyleniyor, böylece yok. O baz etkisinin oluşmasını karşılayan da program. Dolayısıyla yılın ikinci yarısında bu etkileri bekliyoruz.

Enflasyon bizim temel önceliğimiz. Vatandaşımızın da esas sorunu. Biz hep şunu söylüyoruz hükümet olarak Parti olarak vatandaşın sorunu neyse bizim sorunumuz odur.

“ENFLASYONLA MÜCADELEYİ 3 AYAKLI BİR STRATEJİ İLE ŞEKİLLENDİRDİK”

Maliye yatırımları manâlı. Enflasyonla mücadeleyi biz totaliter bir çaba, topyekün bir mücadele olarak algılıyoruz.

Gerçekte kamusuyla Özel sektörüyle işin bundan başka toplumsal boyutu da var. Bu cins mücadeleleri bütün unsurları ile birlikte göz önünde bulundurmak durumundasınız.

Orta vadeli programda da biz enflasyonla mücadeleyi 3 ayaklı bir strateji ile şekillendirdik. Bir adam başına para politikaları, orada araç bağımsızlığı çerçevesinde Merkez Bankamız üzerine düşen görevi ifa ediyor.

Öteki bir ayağı maliye politikası, üçüncü ayağı ise yapısal reformlar. Maliye politikası niçin kayda değer gelirler ve harcamalar bakımından her iki bakımdan da enflasyonla bağlantısı var.

BIR KERE harcamalarınızı daha dikkatli yaptığınızda kamusal tasarruflar yaptığınız da bu enflasyonla mücadeleye birebir katkıda bulunmuş oluyor. Yönetilen, yönlendirilen fiyatlar var. Kamunun kontrolü aşağı veya tesir ettiği bunlar yeniden enflasyon açısından manâlı mekanizmalar.

Hem ast gelir tarafı var. İşte vergisel politikalar, kazanç politikaları tüm bunlar ödenti politikaları tümü enflasyon üstünde etkiye sahip. Dolayısıyla sadece para politikasıyla düşünmüyoruz. Maliye politikası boyutu da bunun manâlı bir unsuru. Geçen sene henüz bahsettim bütçe açığımızı 5.2’ye çekmiştik.

Bu sene tekrar depremin çok ağır bir yükü var omuzlarımızda. Deprem yaşandı lakin depremin rehabilitasyonu devam ediyor. Olur Ya bu toplumsal farkındalığı da her zaman birlikte oluşturmamız gerekiyor. Maalesef tarihimizin en büyük felaketini yaşadık.

Bunun getirdiği 104 milyar dolarlık bir yükle devletimiz karşısında karşıya kaldı. Bunu da yapıyoruz hiçbir şekilde taviz vermeden bu harcamalarımızı gerçekleştiriyoruz. Bu sene bütçemizde bir trilyon 28 milyar yer sarsıntısı harcaması ödeneği öngördük. Bunları da gerçekleştiriyoruz. Buna karşın bütçe harcamalarını bir seviyede tutuyoruz.

Hatırlarsanız geçen sene başladığında hükümetin bütçe açıkları yüzde 10’ları aşacak gibi söylemlerde bulunanlar vardı. Bunun gerçek olmadığını görüldü. Etkili politikalar uygulandı.

Geçen yıl erken tedbirler aldık. Şayet o aldığımız tedbirler bir arz enflasyonu olumsuz etkiledi fakat bütçe parasal zeminimizi güçlendirdik. Bu da enflasyonla mücadelede bizi içinde bulunduğumuz sene ve önümüzdeki döneme ilişkin daha dinç ışık halkası getirdi.

Dolayısıyla fazla istikrarlı bir şekilde bu mücadeleyi bütüncül bir çerçevede sürdürüyoruz. Ulus harcamaları tasarruflar başta edinmek üzere bütün maliye politikalarında enflasyon etkisini de dikkate alarak mutlaka bu attığımız adımın enflasyona ne cins etkileri olabilir bunun analizlerini yaparak hareket ediyoruz. Bundan daha sonra da aynı hoşgörüyle devam edeceğiz.

“SERBEST PİYASA KURALSIZ BİR PİYASA DEĞİL”

Birincisi doğrusu bu enflasyonla uğraş hepimizin iki taraflı sorumluluğu. Özel sektöründe sorumluluğu. Bilhassa bu dönemde enflasyonla ilgili istikrarlı bir programın hayata geçirildiği bir dönemde tüm özel sektör aktörlerinden de kuşkusuz buna uygun bir şekilde hareket etmelerini bekliyoruz.

Buna katkıda bulunmalarını bekliyoruz Tabii ki Türkiye özgürlük piyasa ekonomisi bunda hiç kararsızlık. Biz de bundan tekrar tekrar bağimsizlik piyasa ekonomisinden yanlamasına olan bir hükümet olduk.

Fakat tüm dünyada da şu bir reel, hür piyasa kuralsız bir piyasa yok. Serbest piyasa aksine kuralların çok daha etken olduğu, etkin olduğu bir piyasa. Burada piyasa aksaklığı dediğimiz bir kavram var. Piyasalarda bütün rekabetçi bir alıştırma yoksa, piyasalarda aksaklıklar varsa buralarda kamusal mutlaka politikaların devreye girmesi gerekiyor. Bunun bir ayağı ve en önemlisi belki rekabet politikaları.

Son dönemlerde rekabet politikalarımız konusunda fazla daha istikrarlı adımlar atılıyor. Fazla daha kısa sürede, incelemeleri uzun sürüyor biliyorsunuz. Bu rekabeti bozucu bir takım faaliyetlerin bu son dönemlerde bu konulardaki süreçlerin fazla daha hızlı işlediğini görüyoruz. Bu konuda Rekabet Kurumumuza, Ticaret Bakanlığımıza ben teşekkür etmek istiyorum. Fiilen çok daha etkili hareket ediliyor.

Önümüzdeki dönem Bu rekabet hukukunun fazla daha süratli, etkin çalışması için bir gayret içindeyiz. Olur Ya bazı düzenlemelerde yapılacak. Bu çerçevede sürelerle ilgili söylüyorum daha etkili bir tepkime kullanmak bakımından, üstelik fahiş fiyat fazla fazla kayda değer. Maliyetten kopuk gerekçesiz bir artma. Bununla ilgili olarak da Ticaret Bakanlığımız ve Meclis grubumuz bir alıştırma yürütüyor.

Ben de bu çalışmada koordinasyon anlamında katkıda bulunmaya çaba ediyorum. Buradaki amacımız da şu, yaptırımları daha etkin ışık halkası getirmek, daha caydırıcı hale getirmek ve bu şekilde de piyasada vatandaşımıza tüketicilerimize hileli bazı fiyat uygulamalarının oluşumunu alıkoymak.

Bu konuda bir hukuki düzenleme ihtiyacı görünüyor, dilekçe ile ilgili yapılacaklar var. Yakın bir zamanda ben meclisimizin gündemine bu cins tekliflerin geleceğini düşünüyorum. Meclis grubumuz son halini vererek, bunu meclisimizin takdirine sunacaktır.

Biz kuşkusuz bu konularda topyekün bir kavrama birliğinden yanayız. Bir dayanışma olması gerektiğine inanıyoruz. Enflasyonla çaba ederken bir takım çevrelerin fazla kar hırsıyla fırsatçılıkla hareket etmelerini hiçbir şekilde mazur göremeyiz. Bu konuda da zorunlu adımları kararlı bir şekilde atacağız.

KAMUDA TASARRUF ADIMLARI

Bu da son derece önemli bir başlık şu anda sıcak bir başlığımız diyelim. Sayın Cumhurbaşkanımız biliyorsunuz bu konuda ilk ifadede bulundu. Kamuda harcamaların harcamalar konusunda bir egzersiz yapılacağını, millet tasarrufları ile ilgili daha etkili adımların atılacağını kendisi ifade etti.

Bu incelemeler bittiğinde Sayın Cumhurbaşkanımıza arz edilecek. Genel politikamız şu sahiden, bugün tüketimin daha yerinde diyelim bir büyüme düzeyine gelmesi iç tasarrufların artması gerekiyor. Makro politikalarımız açısından lüzum kamuda lüzum özel kesimde daha artı tasarruf. Bu büyüyen tasarrufları da daha üretken alanlara kanalize etme işin belli başlı felsefesi.

Dolayısıyla bir taraftan tasarruf bir taraftan da verimliliği hedefliyoruz. Özellikle mevcut harcamalarda da harcamanın devam edeceği noktalarda da daha artı odaklanma önceliklendirme daha fazla sosyal hesaplı etki oluşturacak hususlara yoğunlaştırma gibi hedeflerimiz var.

Verimliliği arttırıcı konuları da ele alıyoruz. Yani tasarruf ve verimlilik. Tasarruf derken geçmişte olur ya gerekliydi bazı harcamalar bir takım kalemler vardı. Şu Anda tekrar onlara bakıyoruz. İşte vasıta kullanımından tutun, halk binalarına sarf malzemelerinden, törenlere bir takım döküman çalışmalarına varıncaya dek çok ince bir çalışma yapılıyor.

Bittiğinde bunlar kamuoyuyla paylaşılacaktır. Yeni çalışmamızın şöyle bir boyutu da var. O da kendimce yeni bir boyut olarak “izleme ve yoklama”. Kamuda Tamamlanmış tasarruf genelgeleri geçmişte de vardı lakin yeterince uygulanmadığına dair kamuoyunda bir eleştiri de var.

İSRAİL’E UYGULANAN İHRACAT KISITLAMASI

Tüm dünyanın gözleri önünde maalesef insanlık katlediliyor. Suçlar işleniyor. İşte soykırım suçundan İsrail milletlerarası mahkemelerin önünde uluslararası Hak Divanı’nın ve maalesef uluslararası kurumlar eksik, birçok ülkede pervasız bu yaşananlara Türkiye olarak biz başından beri bu konuda en yoğun çabayı sarf eden ülkelerden olduk.

Sayın Cumhurbaşkanımızın zaten hayatı bu davayla geçmiş. Dolayısıyla birincil anından itibaren diplomaside olsun, öteki alanlarda olsun her konuda yoğun bir çaba içinde olduğu ülkemiz burada başından itibaren bir defa bir takım askeri malzemeler savaş malzemeleri hiçbir zaman bunun ticareti yapılmadı. sizlere borsavadisi.com farkıyla sunulmuştur