Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, katıldığı bir canlı yayında ekonomideki gelişmeler, kamuda tasarruf ve Türkiye’nin İsrail’e karşın ihracat kısıtlaması hakkında manâlı değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz, enflasyonun 2026’da tek haneli rakamlara tekrar döneceğini açıklama etti. Yılmaz, Fahiş fiyatlar konusunda ise yaptırımları dahacaydırıcı hale getirerek haksız fiyat uygulamalarının oluşumunu engelleyeceklerini kaydetti.

“2026’DA TEK HANELİ RAKAMLARA BITMIŞ DÖNECEK”

Yılmaz, enflasyonla mücadeledeki yol haritasının etkilerinin de görülmeye başlandığına muhabere ederek, “Geçen yıl sıradan aylık enflasyonumuz 4,3 civarında gerçekleşmiş. Son olarak mart ayında 3,2 enflasyon gördük. Bunun önümüzdeki aylarda daha fazla ivme kaybetmesini bekliyoruz. Aylık bazda enflasyon oranımız artan bir şekilde düşüş trendini gösterecek. Yıllık bazda etkiler ise birazcık süre alacak, mayıs ayından daha sonra haziran ayı enflasyonundan başlayarak yıllık bazda düşüşleri de göreceğiz. Yılın ikinci yarısında özellikle haziran, temmuz, ağustos, eylül, bu dört ayda daha seri bir düşüşü yıllık enflasyon bazında göreceğiz.” ifadelerini kullandı.

Enflasyonun düşürülmesinin temel öncelikleri olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Yurttaş şimdi enflasyonu birinci öncelikli konu olarak görüyorsa bu hükümetin de birinci öncelikli konusudur. Gelecek yıl yüzde 20’nin altını hedefliyoruz, 2026’da ise tek haneli rakamlara bitmiş dönecek ülkemiz. Bunun planını programını yapmış durumdayız.” dedi.

HAKSIZ FİYAT OLUŞUMUNU ALIKOYMAK İÇİN HUKUKI DÜZENLEME

Fahiş fiyatların önlenmesine yönelik değerlendirmelerde yer alan Yılmaz, “Biz de her zaman hür piyasa ekonomisinden yana olan bir hükümet olduk fakat bütün dünyada şu bir reel özgür piyasa kuralsız bir piyasa değil. Aksine kuralların fazla daha baskın olduğu, etkili olduğu bir piyasa. Son dönemde rekabet politikalarımız konusunda çok daha kararlı adımlar atılıyor. Önümüzdeki dönem, rekabet hukukun çok daha etkin ve seri çalışması için bir çaba içindeyiz, belki bir takım düzenlemeler de yapılacak bu çerçevede.” ifadelerini kullandı.

Yılmaz, bununla ilgili bir alıştırma yürütüldüğünü belirterek, “Amacımız, yaptırımları daha etkili, caydırıcı ülkü getirmek ve bu şekilde de piyasada tüketicilere hileli fiyat uygulamalarının oluşumunu alikoymak. Bu konuda bir hukuki düzenleme ihtiyacı görünüyor. Yakın bir zamanda ben Meclisimizin gündemine bu nesil tekliflerin geleceğini düşünüyorum. Biz, muhakkak bu konularda topyekun bir anlayış birliğinden yanayız, bir dayanışma olması gerektiğine inanıyoruz. Birtakım çevrelerin aşırı kar hırsıyla fırsatçılıkla hareket etmelerini hiçbir şekilde maruz göremeyiz ve bu konuda da gerekli adımları kararlı bir şekilde atacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

“KAMUDA TASARRUFU DENETLEYECEĞİZ”

Yılmaz, kamuda tasarruf çalışmalarına ilişkin soru üzerine, bu konunun son derece manâlı ve sıcak bir başlık olduğunu söyledi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da kamuda tasarrufa karşın açıklamaları bulunduğunu gösteren Yılmaz, Erdoğan’ın talimatının arkasından ciddi bir çalışma başlatıldığını açıklama etti.

“Define ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Taktik ve Bütçe Başkanlığı geniş ayrıntılı, fazla maddeli incelemeler yapıyor. Alıştırma bittiğinde Cumhurbaşkanımıza talep edilecek.” diyen Yılmaz, “Makro politikamız açısından tüketimin daha uygun artış düzeyine gelmesi ve iç tasarrufların artması gerekiyor. Gerek kamuda lüzum özel kesimde daha pozitif tasarruf ve tasarrufları da daha üretken alanlara kanalize etmek için çalışacağız. Bir taraftan tasarrufu bir taraftan da verimliliği hedefliyoruz. Yeni çalışmamızın şöyle bir boyutu da var. O da izleme ve kontrol. Kamuda tasarruf genelgeleri geçmişte de vardı. Yeterince uygulanmadığına dair eleştiri var. Bunu da dikkate alarak, kurumların bu yasal ve idari düzenlemeler sonrasındaki uygulamalarını çok itinalı bir şekilde izleyen, denetleyici bir mekanizmayı da aynı zamanlı olarak devreye almayı planlıyoruz.” sözleriyle alınacak önlemleri anlattı.

“BU YIL 1 TRİLYON 28 MİLYAR YER SARSINTISI HARCAMASI ÖDENEĞİ ÖNGÖRDÜK”

Maliye politikalarında yapılacaklara ilişkin de açıklamalarda yer alan Yılmaz, orta vadeli programda enflasyonla mücadeleyi üç ayaklı bir stratejiyle şekillendirdiklerini ve bunlardan birinin de maliye politikası olduğunu aktardı.

Yılmaz, Türkiye’nin tarihinin en büyük felaketlerinden birinin de 6 Şubat’ta yaşanan depremler olduğunu hatırlatarak, “Bunun getirdiği 104 milyar dolarlık bir yükle devletimiz, millet karşısında karşıya kaldı. Bu sene bütçemizde 1 trilyon 28 milyar zelzele harcaması ödeneği öngördük. Buna rağmen bütçe harcamalarını bir seviyede tutuyoruz. Geçen yıl ‘bütçe açıkları yüzde 10’ları aşacak’ söylemlerinde bulunanlar vardı, bunun gerçek olmadığı görüldü.” dedi.

“İSRAİL İLE HİÇBİR SÜRE SAVAŞ ARAÇ GEREÇ TİCARETİ YAPILMADI”

Türkiye’nin İsrail’e yönelik ihracat kısıtlamasının bölgede hangi gelişmelere sebep olabileceği sorulan Yılmaz, Gazze’de bütün dünyanın gözleri önünde insanlığın katledildiğini söyledi. Yılmaz, Türkiye’nin ilk anından bu yandan Filistin’in yanına olduğunu vurgulayarak, “İsrail ile askeri malzemeler ve savaş malzemelerin ticareti hiçbir zaman yapılmadı. O coğrafyada 7 milyon Yahudi kökenli nüfus 8 milyondan fazla Müslüman Filistinli nüfus var. Oradaki ticaret bununla birlikte oradaki Filistinlilerle de ticaret. Büyük oranda da özel sektör odaklı yürüyen bir ticaret. Filistinli kardeşlerimize de bir miktar negatif etkisi olacağını da bilerek ticaret kısıtlamaları laf konusu oldu. Niye yaptık bunu? İsrail Türkiye’nin havadan yardımına engel oldu. Bizden diğer bunu yapan ülke değil. Maalesef tüm bunlara karşın içeride büyük bir yalan ve kötüleme kampanyası da yürütüldü. Türkiye olarak istikrarlı bir şekilde, kim ne derse desin, hangi yalan, iftira kampanyası düzenlenirse düzenlesin Filistinli kardeşlerimizin yanındayız. Beklentimiz, bir an önce sürekli ve yeterli insani destek olsun. Bu kısıtlamaları da ona bağladık. Sürekli insani takviye ve mütareke oluncaya değin bunu yapacağız.” dedi.

“SEÇİM SONRASI ÜLKEYE YABANCI SERMAYA GİRİŞİ BAŞLADI”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye’ye yabancı anapara girişinin ne durumda olduğuna ilişkin soru üzerine, yerel seçimlerin peşinde ülkeye yabancı anapara girişinin başladığını dile getirdi. Türkiye’den 2022’de tanıdık olmayan kaynaklı 13,2 milyar dolar para çıkışı, 2023’te ise ülkeye 8,3 milyar dolar tanıdık olmayan kaynaklı para girişi olduğuna dikkati çeken Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: “Uygulanan programın ve siyasi güvenin etkisini bu rakamlardan net bir şekilde görüyoruz. Tercih öncesi bir spekülatif hava oluşturuldu seçimden hemencecik sonra normale döndük. Bu spekülasyonların gerçekte hiçbir temeli yoktu. Türkiye ekonomisine zarar vermeyi öngören birtakım çevrelerin sistematik çalışmaları oldu. 22 Mart’tan sonra 1,2 milyar lira yalnızca hisse senedi piyasasına girişi görüyoruz. Ocak-Şubat döneminde net portföy girişi 5,5 milyar dolar. Bunun daha da artmasını bekliyoruz. Türkiye izlediği politikalarla ve güven ortamıyla bu dönemden de en güçlü şekilde yararlanan ülkelerden biri olacaktır.” Cevdet Yılmaz, aracısız yatırım için fazla sayıda şirketin Türkiye’deki yatırım fırsatlarını araştırdığını oysa bu yatırımların gerçekleşmesinin vakit alacağını vurguladı.

IRAK İLE KALKINMA YOLU PROJESİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Irak’a gerçekleştirdiği ziyaretin iki ülke ticari ilişkilerine yansımasının nasıl olacağı sorulan Yılmaz, Irak ile fazla boyutlu bir ilişkiye sahip olduklarını dile getirdi. Güvenlik, terörle uğraş ve enerjinin yanında, iki ülke ticaretinin fazla önemli olduğuna dikkati çeken Yılmaz, ziyaretin en kritik gündeminin Yeniden Yapılanma Yolu olduğunu açıklama etti.

Yılmaz, Kalkınma Yolu’nun işbirliği için önemine dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Çatışmalar, kavgalar, etnik bölünmeler, mezhebi çatışmalar… Bunların hiç kimseye faydası yok. Yapmamız gereken daha artı işbirliği, hem güvenlikte hem de ekonomide. Bunu yaptığımız zaman bölgesel olarak fazla daha ayrı bir noktaya gideceğimize inanıyorum. Bugün Gazze, Suriye’de, Irak’ta yaşananlar olumsuz ama ben uzun vadede hiç umutsuz değilim. Türkiye’nin büyük katkısıyla, Cumhurbaşkanımızın liderliğiyle, Türkiye Yüzyılı’nın yöresel etkilerini her zaman birlikte göreceğimize inanıyorum.”

Kaynak: AA / Politika

Dış Politika Politika Ekonomi Haberler

sizlere borsavadisi.com farkıyla sunulmuştur