Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası enflasyon tahminini yükseltti; 2024 yıl sonu için beklenti yüzde 36’dan yüzde 38’e çıktı.

Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, yılın ikinci Enflasyon Raporu Bilgilendirme Toplantısı’nda açıklamalarda bulundu. Karahan, “Fiyatlama davranışlarını ve enflasyon beklentilerini yakından takip ediyoruz. Enflasyon, hedeflerimizle düzenli seviyelere gerileyene değin sıkı para politikası duruşumuzu korumakta kararlıyız. Enflasyon görünümünde kalıcı bir bozulmaya muhakkak izin vermeyeceğiz” dedi.

Karahan’ın konuşmasından öne meydana çıkan başlıklar:

“Sizlerle enflasyona ilişkin yakın dönem gelişmeleri ve enflasyon üstünde etkili olacak unsurlar hakkındaki değerlendirmelerimizi paylaşmak istiyorum. Alıcı enflasyonu 2023 yılı son çeyreğinde ve 2024 yılı ocak ayında varsayım aralığının orta noktasına yakın seyretmiştir. Takvim enflasyon son dönemde yukarı yönü olan bir seyir izlemiştir. Enflasyonun 2024 yılının birincil yarısına kadar artmasını öngördüğümüzü tüm politika metinlerimizde, sunumlarımızda ve enflasyon raporlarımızda sizlerle paylaşmıştık.

“ENFLASYON ÖNGÖRÜLERİMİZDEN YÜKSEK BİR SEYİR İZLEDİ”

Ancak son 3 ayda enflasyonun öngörülerimizden de yüksek bir seyir izlediğini görüyoruz. Nitekim tüketici enflasyonu Nisan ayını yüzde 69,8 ile bir önceki enflasyon raporunda sunduğumuz varsayım aralığının 0,9 puan üstünde tamamlamıştır. Daha önceki iletişimimizde enflasyon gelişmelerini takip ederken sadece takvim göstergeleri yok, aylık enflasyonun esas eğilimini de yakından peşine düşüp takip ettiğimizi vurgulamıştım.

Merkez Bankası yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 38'e çıkardı

Şimdi sizlerle dağıtılmış ana cereyan göstergelerinin yakın dönem seyrini paylaşmak istiyorum. Eylül ayından itibaren azalan enflasyonun belli başlı eğilimi geçmiş enflasyona endeksleme eğiliminin yanı sıra ödenti güncellemelerinin de etkisiyle ocak ayında artışa geçmiştir. Başlıca akım peşine düşüp takip eden aylarda zayıflayarak aralık seviyesine düşmüş ancak yılın birincil enflasyon raporunda öngördüğümüz patikanın üstünde seyretmiştir. B ve C endekslerinin tahminlerimizin üstünde gerçekleştiğini düşünüyoruz.

“KONUT FİYATLARINDAKİ ARTIŞ EĞİLİMİ YAVAŞLAMAKTA”

Aylık enflasyonun ana eğilimini yakından peşine düşüp takip etmeye devam ediyoruz. Enflasyon göstergeleri esas eğilimde gerilemeye sinyâl etmektedir. Hizmet enflasyonu aylık zamanda yavaşlamakla birlikte zinde seyrini korumaktadır. Konut fiyatlarındaki büyüme eğilimi yavaşlamaktadır. Mevcut durumda beklentiler yıl sonu enflasyon tahminimize 3 ay geç kalma ile ulaşacağımızı göstermektedir.

“DÖVİZDEN TL’YE GEÇİŞ HIZLANDI”

Likidite fazlasını steril ediyoruz, piyasadan 1 trilyon liradan pozitif likidite çektik. Enflasyon göstergeleri ana eğilimde gerilemeye sinyâl etmektedir. Son sekiz ayda TL mevduatın payı yüzde 32’den yüzde 44’e çıkarken, KKM’nin payı yüzde 26’dan yüzde 14’e geriledi. Swap hariç net rezervlerde son iki haftada 18 milyar dolarlık ilave iyileşme görmekteyiz. Bu dönemde swap hariç net rezervler toplam 34 milyar dolar artmıştır. Risk primi tekrar 300 baz puanın altına gerilerken, bu görünüm Türkiye’ye yönelik portföy akımlarını desteklemiştir. Dövizden TL’ye geçiş hızlandı.

ENFLASYON TAHMİNLERİ

2024 sene sonu enflasyon tahminini 2 puan yukarı güncelleyerek yüzde 38’e çektik. 2025 ve 2026 tahminlerini sırasıyla yüzde 14 ve yüzde 9 seviyesinde koruduk. Orta vadede ise enflasyonun yüzde 5’te kararlılık kazanmasını hedefliyoruz. Tahmin aralıklarının daha alçak ve üstteki noktaları da 2024 için yüzde 34 ve 42, 2025 yılı için ise yüzde 7 ve 21’e tekabül etmektedir. 25 metreküp bedelsiz doğal gaz kullanımı düzenlemesinin sona ermesi mayıs ayında aylık enflasyonu 0,7 puan yukarı yönlü etkileyecektir. Bunun yanı sıra negatif baz etkisiyle enflasyon mayıs ayında zirveye ulaşacaktır. Bu Nedenle politika iletişiminde çoğunlukla vurguladığımız geçiş döneminin sonuna gelmiş olacağız. Para politikasındaki istikrarlı duruşumuz, yurt içi talepte dengelenme, Türk lirasında gerçek değerlenme ve enflasyon beklentilerindeki düzelme vasıtasıyla aylık enflasyonun esas eğilimini düşürecektir. Böylelikle yılın geri kalanında enflasyonun kararlı olarak gerileyeceği dezenflasyon dönemine gireceğiz.

Merkez Bankası yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 38'e çıkardı

“ENFLASYONUN ANA EĞİLİMİNDE GERİLEME 2025’TE DE DEVAM EDECEK”

Bu dönemde olumlu yöndeki baz etkileri ve daha önemlisi enflasyonun başlıca eğilimindeki düşüşün devamı etkin olacaktır. Mevsimsellikten arındırılmış sıradan aylık enflasyonun yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 2,5 civarına, son çeyrekte ise yüzde 1,5’in bir tedarik altına gerileyeceğini öngörüyoruz. Sıkı mali duruşun sürdürülmesi ve hizmet enflasyonundaki katılığın zayıflamasıyla enflasyonun belli başlı eğiliminde gerileme 2025 yılında da devam edecektir.

2024 yılı varsayım güncellemesinin nedenlerine bakacak olursak, yılın birincil çeyreğindeki makroekonomik gelişmelerin belirleyici olduğunu görüyoruz. Dayanıklı seyreden talep koşulları nedeniyle yılın birincil yarısında çıktığı açığının önceki rapor öngörülerine kadar daha yukarıda olacağını tahmin ediyoruz.

“İÇ TALEPTEKİ DENGELENME SÜRECİ DEVAM EDECEK”

Sıkı para politikası ve maliye politikasının benzer güdümünün katkısıyla iç talepteki dengelenme süreci devam edecektir. Bu görünüş aşağı çıktığı açığı tahmini güncellemememiz 2024 yılı enflasyon tahminimizi 0,4 puan arttırıcı yönde etkilemiştir. Türk lirası cinsi ithalat fiyatları, gıda enflasyonu ve yönetilen, yönlendirilen fiyat varsayımlarımızdan gelen toplam etkiyi eksi 0,2 puan olarak hesaplıyoruz. Son dönemde enflasyonun asıl eğilimi öngörülerimizden daha yüksek gerçekleşmiştir. Sıkı para politikası duruşu ve politika benzer güdümü başlangıç koşullarındaki bu bozulmayı kısmen telafi edecektir. Bu sayede başlıca eğilimin sene sonu enflasyonuna etkisinin 1,8 puan ile sınırlı kalacağını tahmin ediyoruz.

Para politikasındaki sıkı duruşumuzu fiyat istikrarı sağlanana dek kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu süreçte iki başlıca durum gözeteceğiz. Birincisi aylık enflasyon asıl eğiliminin bariz ve kalıcı bir düşüş göstermesidir. Bu kapsamda esas cereyan, iç talep, ithalat ve parasal koşullara ilişkin göstergeleri yakından izliyoruz. İkincisi ise enflasyon beklentilerinin öngörülen varsayım aralığına yakınsamasıdır. Bu çerçevede geniş ayrıntılı enflasyon beklentisi göstergelerini takip ediyoruz. Mart ayında attığımız adımların etkisiyle parasal şartlar manâlı ölçüde sıkılaşmıştır. Bu durumun etkisini krediler üzerinde görmekteyiz. Önümüzdeki dönemde bunun talebi zayıflatacağını, fiyatlama davranışlarına olumlu yansıyacağını ve dezenflasyon sürecini güçlendireceğini öngörüyoruz.

“ENFLASYONDA KALICI BİR BOZULMA ÖNGÖRÜLMESİ DURUMDA PARA POLİTİKASI DURUŞUMUZU SIKILAŞTIRACAĞIZ”

Bu süreçte maliye politikalarının katkısı ve yönetilen yönlendirilen fiyatların eş güdüm halinde belirlenecek olması dezenflasyon sürecini destekleyecektir. Aylık enflasyonun başlıca eğiliminde keskin ve daimi bir düşüş sağlanana ve enflasyon beklentileri öngörülen varsayım aralığına yakınsayana dek sıkı para politikası duruşumuzu kararlılıkla sürdüreceğiz. Enflasyonda keskin ve daimi bir biçimsizleşme öngörülmesi durumunda ise para politikası duruşumuzu sıkılaştıracağız.

Saygıdeğer katılımcılar, konuşmama son vermeden önce altını çizmek isterim oysa, fiyat istikrarı sürdürülebilir artış ve toplumsal refah artışı için ön koşuldur. Merkez Bankaları bu unsurlara en büyük katkıyı fiyat istikrarını sağlayarak yaparlar. Bu bilinçle TCMB olarak kayda değer adımlar attık. Kalıcı fiyat istikrarını sağlayıncaya değin sıkı para politikası duruşumuzu kararlılıkla sürdüreceğiz. Hazirandan itibaren yaşayacağımız dezenflasyon sürecinde enflasyonu belirlediğimiz ara hedeflerle uyumlu olacak şekilde çökertmek için ne gerekiyorsa yapmaya devam edeceğiz.”

Merkez Bankası Fatih Karahan Banka Ekonomi Aktüel Haberler

sizlere borsavadisi.com farkıyla sunulmuştur